3 Mayıs 2016 Salı

SLM, NABER!?

Aradan iki buçuk yıl geçmişti ve fakat pek de bir şey değişmemişti. Sustuk, pustuk, sıranın bize gelmesini bekledik; geldi! İnsanlar; doğup büyüyor, hırslara bürünüyor, hedef belirliyor, başarıyor veya başarısız oluyor ve en sonunda tahtalı köyü boyluyorlar! Öyle ya da böyle, kaçınılmaz sona doğru gidiyorlar, çoğu zaman unutuyorlar ve hatta nadiren akıllarına geliyor. Sürekli mi gelsin?! Hayır! Öyle de yaşanmaz ki... Peki nasıl yaşamak lazım? Bu sorunun birçok yanıtının olduğunun hepimiz farkındayız; kişiye göre değişir di mi? Sen böyle yaşar ve mutlu olursun, bense böyle değil de öyle yaşayınca mutlu olurum. İyisi mi çok düşünmemek, oluruna bırakıp olacakları bekleyip görmek; veya beklemek niye, beklemeden görmek, zamanı gelince; hayat hep bir şeylere gebe, doğura doğura bir haller oldu ya, neyse!